ÇAY SEKTÖRÜNÜN İKİ BÜYÜK DERDİ VAR





ÇAY SEKTÖRÜNÜN İKİ BÜYÜK DERDİ VAR

 

Çay, global ölçekte halâ en çok tüketilen içeçeklerin başında yer almaktadır. Türkiye kişi başı yıllık tüketimde uzun yıllar dünya liderliğini elinde tutmuştur. Buna rağmen, sektördeki güven sorunları ve tüketim eğilimlerindeki değişiklikler üretim zincirini tehdit edeceğinin sinyallerini vermeye başladı. Çay sektörünün sürdürülebilirliği için kalite güvenliğinin sağlanması, tüketim davranışlarının analiz edilmesi ve tüketici tercihlerinin daha yakından takip edilmesi büyük önem arz etmektedir.

 BOYALI ÇAY BİRİNCİ SORUN

 Gıda sektörü en seri refleks veren en duyarlı sektördür. Tüketici, sağlığı ile ilgili bir endişeye kapıldığında seri biçimde tercih hakkını değiştirir ve alışkanlıklarından vaz geçerek alternatif yolları denemeye başlar.Müşterisi olduğu malı kullanmaktan vaz geçer, rakip malların müşterisi olur. Boyalı çay, Çay sektörü için bu alandaki en büyük tehdittir. Tüketicinin itiraz etmek için kullanabileceği en öndeki cayma unsurdur. Boyalı çay, düşük kaliteli veya atık çayların, sentetik renklendiricilerle veya gıda dışı pigmentlerle koyulaştırılması sonucu üretilen sahte ürünlere verilen addır. Bu durum genellikle şu nedenlerden dolayı ortaya çıkmaktadır:

1-Düşük kalite yaprakların ticari değerini artırma isteği

 2- Piyasada kilogram başına fiyat rekabetinin sertleşmesi

3-  İşyerlerinin daha fazla gelir elde etme arzusu.                  

 4-Denetim mekanizmalarındaki yetersizlikler

Türk çayın ın bir kg’ından 300, 350 bardak sıcak çay elde edilirken, boya katıldığında bu rakam 700, 800 bardağa çıkarılabilmektedir. Bu özellik ise işyeri tercihlerini bu ürünlere kanalize etmektedir.

BOYALI ÇAY’IN SAĞLIK ÜZERİNDEKİ OLASI ETKİLERİ;

 Bilimsel araştırmalar, gıda-sağlık ilişkisi bağlamında sentetik boyaların uzun süreli kullanımının şu riskleri artırabileceğini göstermektedir: Karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında bozulma. Gastrointestinal irritasyon ve sentetik azo boyalarının potansiyel kanserojen etkileri... Her ne kadar ülkelerin gıda güvenliği düzenlemeleri bu maddelerin gıda ürünlerinde kullanımını yasaklamış olsa da denetim açıkları risk oluşturmaya devam etmektedir. Bakanlığın yayınlamakta olduğu tahşiş listelerinden boyalı çay hiç eksik olmamaktadır. Boyalı çayın piyasada gündem yapılması sektöre olan güveni sarsmakta, uzun vadede tüketiciler nezdinde güvensizlik algısı oluşturmaktadır...

 Kalite erozyonu, çay üretiminin geleneksel olarak güçlü olduğu Doğu Karadeniz Bölgesinde çay ihracatını olumsuz etkileyeceği gibi, sosyoekonomik dengeleri de zayıflatacaktır... 

 AZALAN ÇAY TÜKETİMİ PROBLEMİ,

 Son 10–15 yılda dünya genelinde tüketici davranışlarında önemli değişimler gözlenmiştir: Genç nüfusta kahve tüketiminin dramatik artışı, hazır içeceklerin (soğuk çay, enerji içeceği vb.) yaygınlaşması, sağlık söylemlerinde “şekersiz içecek” talebinin yükselişi, dijital reklamların kahve markaları lehine çalıştırılması bu değişimin gerekçelerini oluşturuyor. 

Türkiye’de ise geleneksel çay tüketimi hâlâ güçlü olmakla birlikte, özellikle büyük şehirlerde tüketim eğrileri aşağı yönlü seyretmektedir. Azalan tüketim miktarı, üretim/üretim dengesini bozmakta, stok maliyetlerinin artmasına sebep olmaktadır. Bunun çıktısal anlamı ise Çay üreticisi ve Çay sanayicisinin kârlılığının azaltması demek olacaktır.  

 Genç kuşaklarda çay kültürünün zayıflaması ve tüketimdeki azalma, özellikle Karadeniz bölgesi gibi çay tarımıyla geçinen bölgenin sosyokültürel dengelerini olumsuz etkileyecektir. 

Yapılan araştırmalar, tüketimdeki düşüşün çok faktörlü olduğuna işaret ediyor: Bunların başında toplum mühendisliği içeren reklamlarla elde edilen algı yönetimi gelmektedir. Kahvenin “enerji verici”, çayın ise “geleneksel” olarak kodlanması, hızlı yaşam tarzı ve karizma sağlayan ürün şeklindeki tanıtımlar.

Pazarlama eksikliği de önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Çay sektörünün gençlere yönelik yenilikçi ürün geliştirme potansiyeli tam olarak geliştirilememiştir. 

 Sonuç olarak diyebiliriz ki; Çay sektörünün sürdürülebilirliği için boyalı çay sorununa karşı sıkı denetim ve kalite kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi, azalan tüketim eğilimine karşı ise yeni ürün geliştirme ve pazarlama stratejilerinin aktif biçimde uygulanması gerekmektedir. 

Bu alanda yapılan çalışmalar TBMM de bulunan çay kanunu taslağında yer almaktadır. Çay kanunu taslağının TBMM sinden geçirilmesi sektörün yaşadığı ve yaşayacağına dair emareler gösterdiği sıkıntılarının birçoğuna çözüm oluşturacaktır.


Çaysiad Çaysiad Çaysiad