
Çay, tarihsel olarak birçok toplumda günlük yaşamın, misafirperverliğin ve sosyal ritüellerin merkezi olmuştur. Ancak son yıllarda özellikle genç demografide ve bazı gelişmiş pazarlarda geleneksel siyah dökme çay tüketiminde azalma görülmektedir; Bu olumsuz değişim, gelecekte yüzleşmek zorunda kalabileceğimiz sıkıntıların ayak seslerini kulağımıza kadar getiriyor.
-
Demografik kayma: Türkiye’de yaptığımız çalışmalar, geleneksel çay tüketiminin genel düzeyde güçlü kaldığını ancak kentleşme, kahve kültürünün yayılması ve gençlerin soğuk içeceklere yönelmesi gibi yerel düzeyde farklılık yarattığını göstermektedir.
Genç nüfusun tat tercihi ve tüketim mekânları değişmektedir. Gençler karizma yaratılan farklı ürünlere yöneliyorlar. -
Pazarın segmentleşmesi: Küresel pazarda toplam çay talebi yıllara göre dalgalansa da bazı gelişmiş pazarlarda (özellikle hazır dökme/siyah çay formatında) günlük tüketimde düşüşler rapor edilmektedir. Buna karşılık fonksiyonel premium ve hazır içecek rakamlarıı büyümektedir. Bu durum, çayın “tüketim şekli”nin değişmekte olduğuna işaret etmektedir.
- Genç tüketicilerin alternatif tercihleri: haberler ve piyasa analistleri, gençlerin kahve, energy/soft içecekler, kombucha ve paketlenmiş soğuk çay gibi alternatiflere daha sık yöneldiğini, bunun da geleneksel çay talebinde daralmaya katkıda bulunduğunu öne sürmektedir. Ayrıca sosyal medyanın etkisi ve tat deneyimi genç müfusun çay tüketimini olumsuz etkileyen önemli unsurlar olarak görülmüştür. ÇAYSİAD olarak yaptığımız piyasa çalışmaları da bu sonucu teyit etmektedir.
Elde edilen bulgular, “çay tüketimi azalıyor” ifadesi mutlak bir genelleme olmaktan ziyade alansan sonuçlara işaret eden bir bilgi olduğunu gösterir. Küresel toplam talep bazı yıllarda artarken, tüketim biçimlerinin dönüşmesi ve demografik tercihlerdeki farklılaşma geleneksel formatlarda düşüşe neden olabilmektedir. Türkiye gibi çay kültürünün güçlü olduğu ülkelerde bile kentleşme, kahve zincirleri, hızlı yaşam tarzı ve gençlerin farklı tat/format arayışları yerel sıyah çay tüketimini düşürmektedir. Öte yandan, fonksiyonel ürünlere yönelim çayın tamamen gözden düştüğünü değil, dönüştüğünü işaret etmektedir. Tam bu noktada mevcut tablo müdahale edilmesi gerektiğini ortaya koyuyor
Çay tüketiminde gözlemlenen azalma, tek bir nedene değil; demografik değişim, ürün inovasyonu, ekonomik koşullar ve pazarlama stratejilerinin etkileşimine bağlı, bölgesel olarak farklılaşan bir süreçtir. Toplam çay pazarının geleceği, üreticilerin ve perakendecilerin bu dönüşümü nasıl yönlendireceği ile ilgilidir.
Müdahale edilmeden kendi mecraında ilerlesin diye bırakılan sektör rakiplerin pazara müdahalesiyle müstahsilin ve sanayicinin zarar göreceği noktaya evrilecektir. Bu sonucun bugünden görülmesi çok önemlidir.
-
Fındık tüketimini artırmak için kurulan ''Fındık tanıtım gurubunun'' yapmış olduğu başarılı çalışmalar neticesinde (Aganigi, Naganigi) reklamıyla büyük başarı sağlanmış fındık tüketimi beklenmedik bir biçimde artırılmıştır. Bu örnek çalışma çay sektöründe de gündeme alınmalıdır.
Çayda da^''Çay tanıtım gurubu'' kurulmalı , bir kaynak oluşturularak çayın gençler nezdindeki karizma yaratma fonksiyyonu artırılmalıdır. Klasik içecek olma güdüsü daha çağdaş ve gençleri motive eden daha havalı bir vasfa kaydırılmalıdır.
Bunun için en uygun organizatör merkezi ''Ulusal Çay Konseyi'' olarak görmekteyiz..

MUSTAFA YILMAZ KAR
Başkan
İngilizce