FINDIK GÖÇ EDİYOR

  •                                                                        


                                                                                    
                                                                                  FINDIK GÖÇ EDİYOR


    Bitki göçü, hem çok dramatik ve hem de ekonomik sonuçları çok sarsıntılı olan bir konudur.
    Köklerini toprağa bağlayarak sabit kaldığını düşündüğümüz canlıların aslında hayata tutunmak için yollara düşmesidir. İnsanın avucunda taşıdığı bir tohumun bilinmez diyarlarda can bulması. Satın alınan bir fidenin başka bir topraklarda yaşayan insanlara umut olmasıdır.

    Kuraklık, iklim değişikliği, yangın ya da insan eliyle bozulan dengeler… Hepsi bitkileri sessiz bir yolculuk için şiddetle zorlar.
    Onlar konuşmazlar; ama yol değiştirir, yer değiştirir, kaderleri değiştirirler. İnanılması güç olumsuz sonuçlara sebep olurlar.

    Karadeniz’de yaz henüz gelmedi, dalların ucunda tomurcuklanan fındıklar canlanmaya başladı. Herkes onları takip ediyor.
    Çünkü fındık sadece bir tarım ürünü değildir. Bir kültürün, bir emeğin ve bir hatıranın adıdır. Karadeniz Bölgesi’nin yamaçlarında
    büyüyen her ocak, nesillerin alın terini temsil ediyor.

    Bugün, “Fındık Amerika’ya göç ediyor” cümlesini abartılmış bir sansasyonel haber olarak okuyanlar olabilir. Ya da bir kısım
    okuyucu ekonomik bir sıradan haberdir diyebilir. Oysa bu ses bir coğrafyanın kalbinden yankılanan ekonomik bir sarsıntının
    ayak sesidir ve çok çok önemlidir.

    Türkiye, dünya fındık üretiminde uzun yıllar lider konumunda kalmıştır. Bu üründen döviz ihtiyacını karşılamıştır. Özellikle
    bölgemizin tüm illeri, bu ürünle özdeşleşmiştir. Yeni haberler ise canımızı acıtıyor. Son yıllarda iklim değişikliği, maliyet baskısı, fiyat dalgalanmaları ve küresel rekabet, üreticinin belini bükmektedir. Amerika Birleşik Devletleri, daha çok Oregon eyaletinde artan yatırımlarla fındık üretimini her geçen gün artırmaktadır. Bu tablo, masum bir pazar paylaşımı değil; bir kimliğin, bir emeğin yer değiştirmesi anlamını taşıyor.
    Ne kadar önem taşıdığını ise gelecek yıllarda öğreneceğiz.

    Bitki göçünü, insan göçünden bağımsız düşünmeyin. Bir ürün başka topraklarda kök salmaya başladığında, asıl kökünden bir
    parça eksiltir. Fındık Amerika’ya göç ediyorsa; Karadenizli üreticinin yüreğinde de bir eksilmeye sebep olacaktır. Çünkü o ağaç,
    dedesinden kalmıştır. Çünkü o bahçe, çocuğunun okul masraflarını karşılamıştır. Çünkü o ürün, düğünlerin, bayramların,
    imecelerin şahidi olmuştur.

    Ekonomik gerçekler ve doğaya bağlı oluşan gerçekler acı vericidir. Bitki göçü; toprağın kaderini değiştirir. Ve toprağın kaderi
    değiştiğinde, insanın kaderi de değişir. Eğer fındık Amerika’ya daha güçlü bir şekilde yerleşirse, Karadeniz’de küçük aile
    işletmeleri zayıflayacak, zaten az olan kırsal nüfus daha da azalacaktır. Bu zincirleme etki, yalnızca ekonomik değil; sosyolojik
    ve kültürel bir dönüşümü de beraberinde getirecektir.

    Ve belki de en acı soru şu olacaktır:


    Göç eden fındık mı, yoksa Karadenizlinin kaderi mi?

    Mustafa Yılmaz Kar
    ÇAYSİAD Başkanı